FİZYOGNOMİ Yüz Okuma Sanatı Nedir?

Nedir Murat Abi 184 views
sponsorlu reklam
FİZYOGNOMİ
YÜZ OKUMA SANATI

Fizyognomi Nedir?

Fizyognomi” terimi, Yunanca physis -doğa ve gnomon- yorum kelimelerinin birleşimidir. Giovanni Battista Della Por-ta (1535-1615)’ya göre gnomon, aynı zamanda yasa, kural anlamına gelmektedir; yani, fizyognomi “doğa yasası” demektir. Della Porta’ya göre, doğanın belli kurallarına uyarak “belli vücut biçimlerine göre belli ruh hallerini” öğrenebiliriz.

Çok eski dönemlerden başlayarak, bilginler insanın yüz yapısı ile karakteri arasında bir ilişki kurmağa çalışmışlardı. Bu yöntemin temelinde insanın beden yapısı ve psikolojisi arasında doğal bir bağlantının olduğu inancı yatmaktaydı.

Bilimsel temelden yoksun olmasına rağmen fizyognomi, karakter özelliklerinin tipolojisi için önayak olmuştur.

ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI’NIN “MARİFETNAME”Sİ

Fizyognomi gizli ilimler içinde yer almıştır. Değişik adlar (İlm-i Firaset, İlm-i Sima) altında toplanmış çeşitli metodlar ve tezler, o dönemde aşağı yukarı bugünkü fizyognominin işlevini yerine getiriyordu. Bilim adamları bu ilimlerin (veya uygulamaların) kaynağını müminin manevi gelişiminde aramışlardır.

18. yüzyılda yaşamış ünlü bilim adamı ve mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın (1705-1771) Marifetname’si ansiklopedik bir kitap olması itibariyle, fizyognomiye de büyük yer vermiştir. Olgun bir mutasavvıf olan İbrahim Hakkı, çok sayıda (bazı araştırmalarda bu sayı 15, 30, 50 ve hatta 70 olarak geçmektedir) eser yazmıştır. Bu eserler arasında en meşhur olanı ise Marifetname olmuştur.

Bu eser, kapsamlı ve olgun düzeyde bilgi edinmiş, çağındaki bilgi ve keşiflere yabancı kalmayan İbrahim Hakkı’nın eski ile yeniyi kaynaştırmaya çalıştığı bir kitaptır. Ona göre de yaşadığı dönemin bütün bilgilerini kapsayan ansiklopedik özellikte bir çalışmadır, İbrahim Hakkı bu kitabında kendinden önce yaşamış İslam düşünürlerinin eserlerinden yararlandığı için, eserin fizyognomiyle ilgili bölümünü de okurken önceki dönemlerde fizyognomi ile ilgili görüşlerin neden ibaret olduğu konusunda da bilgi edinebiliriz.

Nitekim, eserde de beden yapısı, yüz biçimi ve bedenin ayrı ayrı azaları ile insan karakteri arasındaki ilişkinin “hikmet ehlinin” dilinden ayrıntılı bir şekilde sunulduğunu görmekteyiz.

Marifetname, “Mukaddime” ile üç “Fen” ve bir “Hatime” olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu kısımlar da kendi içlerinde “Bab, Fasıl, Nevi” olarak ayrılmıştır (Bunların dışında başta ve sonda, birkaç sayfalık yazılar vardır).

Marifetname’de, fizyognomi ile ilgili bilgiler 4. babın 5 faslının 3. ve 4. nevilerinde yer almaktadır.

Marifetname’ye göre, Allah insan alemin en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yanı sıra, insanları şekil ve karakter olarak değişik
yaratmıştır. Sonra lütuf ve inayeti ile, şekli karakterin ve azayı da ahlakın belirtisi kılmıştır. Böylece, insan önce kendi görünümünden kendi karakterini tanımlayarak ihtimam ile ahlakını güzelleştirir. Daha sonra yakınları ve dostlarının dış görünümlerine fehm ve firasetle bakarak, onların iç hallerine ve ahlaklarına vakıf olabilir: Onlara ya ahlaklarına göre rağbet ve muhabbetle muamele eder, veya aklınca güzel idare ile geçinip gider.

İbrahim Hakkı, yüz yapısının (daha geniş anlamda vücut yapısı) karakter ile ilişkisini bir ilahi kural olduğunu ifade etmektedir. Bu anlamda fizyognomiyi öğrenmek ve bu vesile ile çevredeki insanlarla karakterlerine göre muamele etme gibi iyi bir sosyal iletişim metodu sunmaktadır.

Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Eseri Marifetname’den bir bölüm:

– Boyu uzun olanların kalbi saf ve temiz olur.
– Kısa boylu olanların hileleri, aldatmaları çoktur.
– Orta boylu olanlar akıllı ve hoş huylu olurlar.
– Saçları sert olan kimse, akılla atılganlığı bulur.
– Saçları yumuşak olan saf ve utanması az olur.
– Saçı sarı olanın işi, kibirlenme ve kızgınlıktır.
– Siyah saçlı olan sabırlıdır, onu ara.
– Kumral saç güzeldir, sahibi bedelsizdir.
– Saçı az olan lütufkar, anlayışlı ve nazik olur.
– Başı küçük olanın aklı azdır, gizli şeyin varsa ona söyleme.
– Başının tepesi yassı olan keder çekmez.
– Başının derisi ince olan, hayır yapar, zarar vermez.
– Kel adama yaklaşma, kötü huylu olur, ondan sakın.
– Alnı dar olanın, içi de dar, sıkıntılı olur.
– Alnı yumru olan, çirkin ve kalın kafalı olur.
– Alnı enli olan kötü huylu olur, çünkü hastadır.
– Alnı normal olanı emin bil.
– Alnı buruşuksuz olan, şüphesiz tembel olur.
– Alnı uzun olan anlayışlı, az ise cömert olur.
– Kaşlarının arası buruşuk olan, üzüntü yükünü taşır.
– Kulağı çok büyük olan, bilgisiz ve tembel olur.
– Küçük kulaklı eğri, orta (normal) kulaklı doğru olur.
– Kaşının ucu ince olanın, işi gücü fitnedir.
– Kaşının kılları çok olanın, üzüntüleri de çok olur.
– Kaşı açık olan doğrudur, çatma olan eğridir.
– İnce kaşlı güzel olur, uzunu ise kibirli olmanın delilidir.
– Kaşı yay gibi olan, her zaman güzel olur.
– Göz çukuru az olursa, o kibirli olmaya delildir.
– Siyah gözlüler itaatli, kızıl gözlüler cesur olurlar.
– Gök gözlü olan zeki, ela gözlü olan edepli, terbiyeli olur.
– Küçük gözlü hafif, büyük gözlü zarif, narin olur.
– Gözü yumru olan kıskanç, orta olan dost olur.
– Yarı kapalı göz ayıp, bakışı miskince olur.
– Köre yakın olma, sık bakan, emniyetli olmaz.
– Gözü şaşı adama bakma, çünkü o sana eğri bakar.
– Güleç gözlü olan güzeldir, kirpiği sık olan bedelsizdir.
– Büyük yüzlü olan illetlidir, küçük yüz kibirlenmeye delildir.
– İnce yüzlü sevimli, kalın yüzlü hor (sevimsiz) olur.
– Uzun yüzlü olanlar yalancı olurlar.
– Ekşi yüzlü, somurtkan olanların, sözlerinin çoğu acı olur.
– Yuvarlak yüzlüler, ay’dan daha nurlu olur.
– Böyleleri çok güleç olur, onu gören muradını alır.
– Benzi kızıl olan terbiyeli, esmer olan da zeki olur.
– Benzi sarı olan illetli, siyaha çalan da tevekkelli olur.
– Burnu uzun olanın idraki (anlayışı) az olur.
– Kısa burunlu olanlar fazla korkak olur.
– Burun ucu top olan, neşeli olur.
– Burun ucu ağzına yakın olan adamdan sakın.
– Burun delikleri geniş olanın içi kibir ve kıskançlıkla doludur.
– Burun kanatlan dar olan kişide küsme ve inat çok olur.
– Burnu enli olan kimse şehvete tutkundur.
– Burnu eğri olan kimsenin düşüncesi, işi başarıya ulaştırmaktır.
– Küçük ağızlı olan güzel ve fakat çok korkak olur.
– Büyük ağızlı cesur, eğri ağızlı kötü olur.
– Genizden söylenen sözler, kibirlenmeden olsa gerek.
– İnce sesli erkeklerin işi, kadına şehvet duymaktır.
– Erkek sesli kadınların çoğu yalan söyler.
– Çabuk konuşan, ince anlayışlıdır.
– Kaba sesli olanın gayreti ve yardımseverliği fazladır.
– Çatal sesli olan, halktan kötülük geleceğini sanır.
– Yüzü güleç, sözü tatlı olan insan azizdir, sevilir.
– İnce ve kırmızı dudaklı kimse, söyleneni iyi anlar.
– Bil ki kalın dudaklının kızgınlığı ağırdır.
– İri dişliler, çok defa yaman işler yapar.
– Normal dişi olanların, işi hoş ve doğrudur.
– Kokusu hoş olanın, huyu da güzeldir, hoştur.
– Çene kemiği ince olanın, aklı da hafif olur.
– Enli çenenin sahibi kaba olur.
– Çenesi normal olan, akıllı ve güzel olur.
– Uzun sakallı kişi hünersiz olur.
– Sık sakallı kişi kabadır, sohbetini de uzatır.
– Siyah ve az sakallı olmak zekaya delildir.
– Hiç kılı olmayan köse adamın hilesi çok olur.
– Sakalı değirmi olanın kemali de çoktur.
– Kafası enli olan ahmaklık illetine tutuktur.
– Boynu çok uzun olanın olgunluğu az olur.
– Boynu ince olan cahil olur.
– Boynu kalın olan gece gündüz yiyici (obur) olur.
– Boynu kısa olanın hilesi çok olur.
– Boynu normal olanın işi iyilik yapmaktır.
– Her uzvu normal olan, şüphesiz ki güzel olur.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica