Fobik Bozukluklar Nedir?

Sağlık Murat Abi 42 views
sponsorlu reklam

Hayatımızı veya güvenliğimizi tehdit eden mevcut veya muhtemel bir tehlike karşısında ortaya çıkan duygusal bir tepkidir. Güvenliğimizi tehdit eden herhangi bir durumda böylesi bir tepkinin ortaya çıkması, hayatımızın devamlılığı için çok gereklidir.Yaşadığımız korku sayesinde tehdit edici uyarana karşı gerekli acil tedbirler alıp,yaşamımızı güven içinde sürdürmemizi sağlarız. Genellikle korku ile karıştırılan anksiyete (kaygı) ise benzer bir duygu olmakla birlikte, korku gibi net bir uyarıcı ya da kaygıyı ortaya çıkaran net bir olaya bağlı olmayabilir. Anksiyete yaşayan birey huzursuzdur, her an kötü bir şey olacakmış gibi bir endişe içerisindedir. Fobide ise; oluşan tepki ve anksiyete, neden olarak gösterilen uyaranla orantısız bir şiddetle meydana gelir. Fobik bireyler fobi oluşturan yer, durum veya ortama göre ciddi bir kaçınma davranışı gösterirler. Birey gösterdiği aşırı tepkinin mantıksız olduğunu bilse bile panik düzeye varan davranışlar göstermeye devam edebilir.

Farklı tiplerde olmakla birlikte hemen hemen her insanın korkuları vardır. Korkular genellikle çocukluk çağı dönemlerinde daha doğal bir tepki gibi kabul görülse de yetişkinlikte de gözlemlenen bir durumdur. Yaşanılan her korku terapötikbir müdahale gerektirmez ancak bireyin özgürlüğünü kısıtlayıp, yaşamını olumsuz şekilde etkilemeye başladığında fobiye dönüşür.

Fobileri 3 alt grupta inceleyebiliriz

1)     Agorafobi (açık alan korkusu)

2)     Özgül Fobiler

3)     Sosyal Fobi

Agorafobi:

Kelime anlamıyla meydan veya açık alan korkusu anlamına gelen agorafobi kişiyi en çok çaresiz bırakan fobi türüdür diyebiliriz.  Bir diğer anlamıyla güven oluşturacak alanlarda evde, alışıldık çevrede ortaya çıkan yoğun korku halidir. Agorafobik birey; kalabalık ortamlarda, evden ayrılmakta, evde yalnız kalmakta, sinema, tiyatro, otobüs, tren, uçak gibi toplu yerlerde bulunmakta ciddi korku yaşamakta ve güvendikleri birilerinin yanlarında olmalarına ihtiyaç duymaktadırlar. Genellikle ele alınmazsa sorun giderek büyümekte zamanla agorafobik bir birey eve bağlı/bağımlı hale gelebilmektedir. Bu durum elbette sadece bu fobiyi yaşayan birey de değil, yakın çevresinde de ciddi sorunlar meydana getirebilmektedir.

Özgül Fobiler:

kaçınma davranışı agorafobideki gibi olup daha basit düzeydeki fobilerdir. Örneğin; hayvanlara karşı olan korkular (kedi, köpek, yılan, örümcek), şimşek, yağmur, rüzgâr korkusu, kan, umumi tuvaletlerde idrar veya defakasyon yapma korkusu, enjeksiyon, dişçi, karanlık gibi… Nesne veya durumla karşılaşmanın yanı sıra fobik tepki oluşturacak şeyi düşünmek veya görüntüsünü görmek bile kişide panik bir belirti meydana getirebilir.

Özgül Fobinin Belirtileri

Birey yaşadığı korkunun yoğun ve anlamsız olduğunun farkında olmasına karşın, fobik bir durumla karşılaştığında veya durumu hayal ettiğinde kaygı belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler farklılık göstermesine rağmen en sık karşılaşılanlar, kalbin hızlı çarpması, titreme, terleme, sık idrara çıkma ihtiyacı, bayılacak gibi olma hissi, nefes darlığı, baş dönmesi, vücüdun herhangi bir bölgesinde uyuşma ve karıncalanmadır.

Özgül Fobinin Nedenleri

Özgül fobilerin nasıl oluştuğu konusunda tek bir açıklama yoktur. Yapılan araştırmalara göre, genetik yatkınlık kadar biyolojik olayların ve çevreninde etkisi önemlidir.

Genetik aktarım ile ilgili yapılan araştırmaların sonucuna göre, özgül fobi bozukluğu olan kişilerin birinci derece akrabalarında, özgül fobinin diğer bireylere oranla yaklaşık üç kat daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Özellikle, kan aldırma veya enjeksiyon fobisi olan kisilerin ailesinde benzer bir durumun olduğunu ortaya koyan birçok araştırma mevcuttur.

Özgül fobinin nedenleri biyolojik açıdan incelendiğinde ise, adrenalin ve noradrenalin salınımının fazla olmasının özgül fobiye yol açtığı sonucu ortaya çıkmıştır.

Özellikle çocukluk çağlarında aşırı korku yaşamamıza sebep olan olayların, ilerleyen süreçlerde fobilere neden olduğu düşünülmektedir. Fakat, geçmiş yaşantısında olumsuz bir olaya maruz kalmayan bireyin de, özgül fobi geliştirmesi olasıdır. Ayrıca, kişi için korku uyandırmayan bir uyaranın travmatik bir olayla eşleştirilmesi ve zihinde o şekilde kodlanması fobilere yol açabilir. Aynı şekilde, korku uyandırmayan bir nesne ya da duruma karşı, bir başkasının verdiği tepkilerle korkma davranışının öğrenilip korku geliştirmesi mümkündür.

Hangi sıklıkta ve kimlerde görülür?

Özgül fobi toplumda en sık görülen ruhsal bozukluklardandır. Toplumda yaygınlığı %10 civarında tespit edilse de, bu oranın % 25 dolaylarında olduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni, toplumda fobilerin bir huy ya da kişilik özelliği olduğunun düşünülmesi ve tedavi için başvuranların sayısının az olmasıdır. Özgül fobi kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla görülür. Bunun nedeni olarak ise erkeklerin korkularını gizleme eğiliminin olması gösterilmektedir.

Tedavi

Uzmanlara sadece özgül fobiden dolayı başvuran hasta sayısı oldukça azdır. Genellikle başka problemlerle gelen hastalarda herhangi bir özgül fobiye de rastlanır. Özgül fobilerin tedavisinde psikoterapi daha çok tercih edilen bir yöntemdir. İlaçların özgül fobi tedavisinde kullanımları oldukça sınırlıdır. Psikoterapide en çok bilişsel davranışçı yöntem kullanılır. Bilişsel modelde durum ile ilgili yanlış düşünceler düzeltilir ya da farklı alternatifler geliştirilir. Davranışçı modelde ise, kişinin kaygı yaratan nesne ya da durumun üzerine giderek kaygıyı nasıl yaşadığı ve onunla nasıl başa çıkacağını adım adım öğrenmesi hedeflenir.

Sosyal Fobi:

Kaçınma davranışı sosyal fobide de olup,agorafobiye oranla daha küçük gruplara karşı duyulan bir korku halidir. Örneğin; kalabalık karşısında konuşmak, karşı cinsten biriyle yemeğe çıkmak… Sosyal fobisi olan bir birey genellikle karşısındakiyle göz teması kurmaktan kaçınır. Örneğin; elleri titrediği için, üzerime yemek dökerim, aşağılanırım, utanç duyarım korkusuyla restorana gitmek istemeyebilirler. Kendisinden daha otoriter birisiyle konuşmaktan ciddi anlamda çekinirler.

Sosyal Fobinin Belirtileri

Sosyal fobiye sahip kişiler, rahatsızlık duydukları durumlara maruz kaldıklarında, ortamı terk etme, göz teması kurmama, ilgisiz şeyler düşünme gibi kaçınma belirtileri gösterirlerken, bazı bedensel belirtiler de ortaya çıkar. Bu belirtiler fobik bozukluğun şiddetine göre değişmektedir. En sık karşılaşılanlar, yüz kızarması, yoğun terleme, titreme, ateş basması, kas gerginliği, çarpıntı, nefes darlığı, tuvalete çıkma ihtiyacıdır.

Sosyal Fobinin Nedenleri

Sosyal fobinin nedeni tam olarak kesinlik kazanmamasına karşın, genetik nedenler, çevresel etkenler, beyin işlevlerindeki bozulma ve psikolojik nedenler üzerinde durulmaktadır.

Araştırmalar sonucu anne, baba veya birinci derece akrabalarda da sık olarak sosyal fobiye rastlandığından, sosyal fobinin genetik geçişli olduğu düşünülmektedir. Ayrıca beyinde sinirler arası iletimi sağlayan maddelerden biri olan serotonin dengesizliğinin de sosyal fobiye neden olduğu yönünde araştırmalar mevcuttur.

Sosyal fobinin diğer nedenlerinden birisi ise, bireyin sosyal durumlarda yeteneklerini küçümseyerek ya da çıkabilecek problem olasılığını abartarak, bu durumları tehdit olarak görmesi ve kaçınma davranışı göstermesidir. Diğer taraftan birey, başkalarının davranışları sonucunda yaşadıkları olumsuz durumları gözlemleyerek de sosyal fobi geliştirebilir.

Son olarak, çocukluk döneminde ebeveyenleri tarafından korumacı şekilde büyütülmüş bireylerin, sosyal becerileri yeterince gelişmediğinden sosyal fobi geliştirme olasılıkları diğer kişilere oranla daha yüksektir.

Hangi sıklıkta ve kimlerde görülür?

Sosyal fobi en sık görülen ruhsal hastalıklardan biridir. Yapılan çalışmalara göre, yaşam boyu yaygınlığı %2 ile %13’tür. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Hastalık daha çok çocukluk döneminde veya gençlik döneminin ilk zamanlarında ortaya çıkar.

Tedavi

Sosyal fobi tanısı alan kişilerin büyük bir çoğunluğu tedaviden olumlu sonuç almaktadır. Tedavide, hem ilaç hem de psikoterapi yaklaşımı önemli bir yer tutmaktadır. Bazı durumlarda, terapi ve ilaç yaklaşımının bir arada kullanılması tedaviyi daha etkili kılmaktadır.

En yaygın kullanılan psikoterapi yöntemlerinden bir tanesi bilişsel davranışçı terapidir. Terapideki temal amaç, kişideki olumsuz düşüncelerin belirlenip, terapistle beraber tekrar yapılandırılıp, yüzleştirme alıştırmalarının yapılmasıdır.

EPİDEMİYOLOJİ (GÖRÜLME SIKLIĞI)

Özellikle sosyal fobi insanların % 2.4-% 16’ sının yaşamını yaşam boyu etkileyen oldukça yaygın bir bozukluktur. Tüm dünya genelinde ise görülme sıklığı %2-%8 arsında olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar kadınlarda erkeklere oranla daha fazla fobik bozukluk olduğunu göstermektedir.

TEDAVİ

Fobikbozuklukların tedavisiyle ilgili değişik yaklaşımlar öne sürülse de genellikle ilk tercih davranışçı tedavilerdir. Tedavi hastanın bireysel özelliklerine uygun olacak şekilde şekillendirilmelidir. Seanslar mümkün olduğunda sık aralıklarla yapılmalıdır ve uyaran karşısında duyulan sıkıntı hafifleyene hatta tamamen geçene kadar sürdürülmelidir. Öncüsü Joseph Wolpe olan davranışçı yaklaşımların tedavisine ilk olarak sistematik duyarsızlaştırma tekniğiyle başlamıştır. Sistematik duyarsızlaştırma tekniğinde hasta öncelikli olarak gevşemeyi öğrendikten sonra, şiddeti giderek artan fobik imajlarla karşılaştırılır. Korku uyandığında hasta bunu gevşeme teknikleriyle kontrol altına almaya çalışır. Bununla birlikte farmakoterapi desteğinin tedaviye ilk başlarken oldukça yararlı olduğu düşünülmektedir.

Kaynakçalar

Ateş, B. (2014).Üniversite öğrencilerinin sosyal fobi ile başa çıkmalarında çözüm odaklı grupla psikolojik danışmanın etkisinin incelenmesi. Doktora tezi, Atatürk Üniversitesi eğitim Bilimleri Enstitüsü, Erzurum.

Bayramkaya,E. (2009). Sosyal fobi belirtelerinde, yetişkin bağlanma boyutları ve kişilerarası ilişki biçimleri arasındaki ilişkiler. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

EMDR Terapisti, Cinsel Terapist

PT Akademi (Sporcu Sağlığı ve performans hizmetleri merkezi)- Uzm. Psikolog

Çocuk Akademisi Kreşi- Uzm. Klinik Psikolog/ Okul Psikoloğu

Uzm. Klinik Psikolog Şule Arslan Psikolojik Danışmanlık Merkezi Kurucusu

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica