NEŞET ERTAŞ KİMDİR?

Kimdir Murat Abi 19 views
sponsorlu reklam

NEŞET ERTAŞ KİMDİR?

Neşet Ertaş 1938 yılında Kırtıllar Köyü’nde Döne’den doğma Muharrem Ertaş’ın oğludur Kırşehir Yozgat ve Keskin’in çeşitli köylerinde çocukluk ve ilk gençlik seneleri geçmiştir 15 yasında çıktığı gurbet hayatinin halen devam etmektedir

Neşet Ertaş’i tanımak asil onun ruh ve gönül serüvenini bilmeyi gerektirir ki burada hemen karsımıza Neşet Ertaş’la en arıtılmış üslubuna kavuşan Orta Anadolu Abdal Müziği geleneğinin gelmiş geçmiş en büyük ustalarından olan babası Muharrem Ertaş karsımıza çıkar

İste Neşet Ertaş babası Muharrem Usta ile adeta Anadolu’daki en olgun seviyesine erisen bu Türkmen/Abdal müzik birikiminin yepyeni bir yorumcusudur Yoğun yöresel nitelikleri ve baskın mahallilik unsurları ile donanmış bu müziği yöresinin dışına çıkarmış ülke genelinde ve üstelik ülke dışında bilinmesini ve tanınmasını sağlamıştır

1960’lardan bu yana binlerce senelik sazımız bağlama ile beraber anılan; yalnızca kapsamlı halk kesimlerinde değil ciddi musiki çevrelerinin ve gerçek türkü dostlarının da gündeminden hiç düşmeyen Neşet Ertaş’i çeşitli bir anlamda değerlendirmek gerekiyor- Çünkü o esasında bir anlamda tam bir yöre sanatçısı olmasına nazaran yaygın şöhreti ve söylediği türkülerin popülaritesi ile ülke genelinde tanınan biri olarak hem babası Muharrem Ertaş’tan hem de bu geleneğin öbür usta isimleri olan Hacı Tasan ve Çekiç Ali’den de ayrılır Bir farklı söyleyişle onun sanatı için basta Muharrem Usta olmak üzere Hacı Tasan Çekiç Ali ve Abdal/Türkmen Müziği geleneğinin çeşitli yörelerde çeşitli tavır ve üsluplarda karsımıza çıkan öbür ustaları da dahil olmak üzere hepsinin üst seviyede bir sentezi ve esrarengiz bir bileşkesi denilebilir.

Sarısözen’in tabiri ile bir zamanlar sadece ve sadece “Kırşehirli Mahalli Sanatçı” olarak bilinen Neşet Ertaş’ı binlerce hatta milyonlarca saz çalıp türkü söyleyen diğerlerinden ayıran nedir? Onun sazının ve sesinin insani büyüleyen sırrı nereden gelmektedir? Neredeyse yarim asra varan bir süreden beri gerçek anlamda gönül telimizi titreten ruhumuzu ürperten bu esrarlı sesin sazın ve yorumun arka planında neler ve kimler vardır? Sazı gümbür gümbür ses veren adeta davula eslik edercesine sazının göğsünde pençesiyle sesler çıkaran hep samimi ve kendi halinde yüreğinin acılarını ve kendi iç gurbetlerini seslendiren; hiç bir medya tik tutumu olmayan kalabalıklardan ve şöhretten adeta köse bucak kaçarak pek ortalıklarda görünmeyen; mezhep parti ve etnik kimlik çağrışımlarına pirim vermeyen sazından sözünden ve sesinden gayri hiç bir şeyden medet ummayan bu “Garip” insani tanımak kadar tanımlamak da gerçekten zor

Ayaklarının altındaki toprağın renginden kokusundan haberdar olan bastıkları yeri az çok tanıyan yürekleri hep türkülerle birlikte atanlar için Neşet Ertaş belki de tam bir “yasayan efsane”; meçhul uzak esatiri ve sırlarla dolu

Neşet Ertaş’in sanatı hayati ile hayati sanatı ile o kadar içice ki çalıp çığırdığı türkü ve bozlaklarında bütün bir hayat hikayesini bulmak mümkün olduğu gibi hayatına yakından baktığımızda da o içli türkülerin acili bozlakların nelerden nasıl doğduğunun ipuçlarını elde ederiz hemen Onun yokluk yoksulluk ve acılarla dolu hayatim “Garip” mahlasıyla yazdığı koşma tarzında usta isi şiirlerle anlattığı ozan yönünü yıllarca kimse fark etmedi bile Babasından tevarüs ettiği geleneksel ve anonim türkülerin bozlakların dışında sözleri kendisine ait türküler bozlaklar söylediğini de fareden olmadı yıllarca Sözü ve müziği ile anonim türkülerdeki erişilmez sadeliği ve estetik seviyeyi yakalayan sayısız türkünün bozlağın altına attığı mütevazı imzasını kimselere söylemedi bile

Neşet Ertaş o büyük yaratıcı yeteneği ile okuduğu her eseri yeni bastan öyle bir yorumlar ona öyle bir ruh ve hava verir ki adeta yeni bir beste ile karsı karsıya olduğunuzu dahi sanabilirsiniz Bu durumu yeteneği kültürü ve birikimi oldukça sinirli sığ ve sıradan sanatçıların yorum adına yaptıkları “dejenerasyon” ile karıştırmamak gerekir Çünkü Neşet Ertaş kendisine ait olmayan bir türküyü bi1e öyle bir okur ve yorumlar ki o türkü o sekliyle yıllar öncesine ait bir Neşet Ertaş türküsü gibidir artık

Olağanüstü denilebilecek yeteneği geleneğe hakimiyeti gelenekten kopmadan yeniye bağlılığı yeni zamanların modern zevk ve eğilimlerini gözeten diri ve uyanık tecessüsü ile Neşet Ertaş hep gündemde kalmış bir sanatçıdır O ismi bağlama ile özdeşmiş ve adeta bu dünyaya türkü söylemek için gelmiş gerçek bir türkü ustası Türküyü bağlamaya bağlamayı türküye bu kadar yakınlaştıran ve yaklaştıran adeta birbirlerinin içinde -kendisi ile birlikte- eritip yok eden ikinci bir sanatçı bulmak öyle sanıldığı kadar kolay değildir.

Neşet Ertaş’ın sanatı; müziğin özünü ruhunu kavrayan birinin hiç bir yapmacıklığa tevessül etmeden olduğu gibi kendini kendi özünü ve hissettiklerini saza söze dökmesidir.

Başka bir anlatımla

Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı Kırtıllar köyünde doğan ozan ve Halk Müziği sanatçımızdır Babası saz ustası Muharrem Ertaş annesi Döne Hanım’dır İlkokula gittiği yıllarda önce keman sonra da bağlama çalmayı öğrendi Babası ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı çalıp türküler söylemeye başladı Etkilendiği tek kişinin babası olduğunu söyleyerek “Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız” derdi

Neşet Ertaş 1950’li yılların sonunda İstanbul’a gelerek ilk plağını “Neden garip garip ötersin bülbül?” adı ile babası Muharrem Ertaş’a ait bir türküyle çıkardı Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plakkaset ve halk konserleri takip etti Daha sonra Ankara’ya yerleşti Burada yaşadığı hastalıklar sebebiyle kardeşinin daveti üzerine Almanya’ya gitti Çocuklarının eğitimi ve sanat çalışmalarından dolayı uzun süre Almanya’da kalan sanatçı 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle sahne hayatına döndü.

ALBÜMLERİ

1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum
1988 – Kibar Kız
1989 – Hapishanelere Güneş Doğmuyor
1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları
1990 – Gel Gayri Gel
1992 – Türküler Yolcu
1992 – Gitme Leylam
1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya
1995 – Seçmeler 2
1995 – Seçmeler 3
1995 – Seher Vakti
1995 – Altın Ezgiler 3
1996 – Polis Lojmanları
1997 – Benim Yurdum
1998 – Gönül Yarası
1999 – Zülüf Dökülmüş Yüze
1999 – Gönül Dağı
1999 – Mühür Gözlüm
1999 – Zahidem
1999 – Neredesin Sen

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica