Topkapı Sarayı Hakkında Bilgiler.

Faydalı Bilgiler Murat Abi 39 views
sponsorlu reklam

İstanbul’daki ilk Osmanlı sarayıdır. Dünyada, günümüze kadar gelebilmiş sarayların en eskisi ve genişidir. Tarihi İstanbul üçgen yarımadası en uç noktasında, Sarayburnu sırtlan üzerinde, şehrin birinci tepesinde, Zeytinlik adı verilen bölgede kurulmuştur. Konumu, Haliç’i, Boğaziçi’ni ve Marmara denizini gören, çok güzel manzaralı, İstanbul’un ilk kuruluş yeri olarak bilinen akropol tepesidir. Saray, 5 km.’yi bulan surlarla çevrili, 700.000 metre kare özel araziye sahip bir kompleks içerisinde yer almaktadır. Saray, kara tarafından Fatih’in yaptırdığı Sûr-ı Sultâni, deniz yönünden ise Bizans surları ile şehirden ayrılmıştır. Çeşitli kara ve deniz kaplarıyla saray içindeki değişik işlevlere açılan kapıların dışında, sarayın anıtsal girişi Ayasofya arkasındaki Bâb-ı Hümâyün (Saltanat Kapısı)dur. Temeli Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) zamanında Beyazıd semtinde atılmıştır. İstanbul/un fethini 1453’te gerçekleştiren Fatih Sultan Mehmet, imparatorluk tahtını bu şehre taşımıştı. Kurduğu ilk saray şehrin ortasında bulunmaktaydı.

1454-1458 yılları arasında ahşap olarak yapılan Eski Saray’ın haremlik ve selamlık bölümleri mevcuttu. Yeni Saray (Topkapı Sarayı)’ın yapımına 1466 yılında başlanmış ve 1478’de bitirilmiştir. Bu ikinci saraya, Osmanlı teşrifatında önceleri “Saray-ı Cedid-i Âmire”, yani “Yeni saray” deniliyordu. Fatih Sultan Mehmet, sarayın tek binadan değil, birçok köşk ve dairelerden meydana gelmesini istiyordu. Saray inşaatına bu istek üzerine başlanmıştı. Saray, kurulduğu çağdan başlayarak Osmanlılar devrinde Sultanların yaptırdığı birçok değişiklik ve eklemelerle genişletilerek, ihtiyaca cevap verecek şekilde sürekli gelişmiştir. Nitekim bu, Topkapı Sarayı’nı diğer Avrupa saraylarından ayıran önemli bir özelliğidir. Saray tek bir binada olmayıp, çeşitli köşk ve dairelerden oluşmaktadır. Burada yapılan son köşk, Abdülmecid’in Avrupa üslubundaki Mecidiye kasrıdır. Önünde toplar durduğu için sahil sarayına Topkapı Sarayı denilmeye başlanmış daha sonra bu ad bugünkü Topkapı Sarayı’na verilmiştir. Sultan İkinci Mahmud zamanında, 1825 yılında ahşap olarak “Topkapı Sarayı” adıyla yeni bir saray yapılmıştır. Bütün yeni saraya “Topkapı Sarayı” denilmiştir. Topkapı Sarayı, tarihte bilinen diğer Türk sarayları gibi, klasik bir Türk sarayıdır. Değişik fonksiyonları olan, ağaçlarla gölgelendirilmiş, biribirini takip eden ve abidevi kapılarla ayrılmış avlulardan oluşmuştur. Fonksiyonel yapılar bu avluların çevresine serpiştirilmiştir.

Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene boyunca devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olarak kullanılmıştır. 1853’te Sultanların muhteşem Dolma bahçe, Yıldız ve diğer saraylarda yaşamaya başlamalarıyla birlikte boşaltılmış, resmi saray olmaktan çıkmış ve hızla harap olmaya başlamıştır. Ancak Padişahlar tarafından terk edildikten sonra da içinde birçok görevlinin yaşadığı Topkapı Sarayı önemini hiç kaybetmemiştir. Zaman zaman onarılmış; Ramazan ayında padişah ve ailesi tarafından ziyaret edilen Mukaddes Emanetler Dairesi’nin her yıl bakımının yapılmasına ayrı bir özen gösterilmiştir. Sultanahmed ile Haliç ve Boğaz sahilini kaplayan saray, kuruluş yıllarında 700.000 m”lik bir alanı kaplıyordu. Burada 10 camii, 3 namazgâh, 8 koğuş binası, 14 hamam, 2 hastane, 2 eczane, 5 okul, 12 kütüphane, 7 hazine dairesi, 6 kule, 22 çeşme, 11 kuyu, 2 sarnıç, 6 havuz, 2 su terazisi, 1 asma bahçe, 20 kubbeli mutfak, 348 oda ve salon ile Sarayburnu’nda yazlık köşkler bulunmaktaydı. Ancak daha sonra, eskiden deniz kıyısında bulunan yazlık saray binaları (Balıkhane Kasrı, İncili Köşk, Bamyacılar Kasn, Gülhane Kasrı, Hasanpaşa Köşkü v.b.) 1863’teki yangında ortadan kalkmış ve daha sonra bu alandan tren yolu geçirilmiştir. Bu nedenle sarayın bugünkü alanı 80.000 m2’dir.

Topkapı Sarayı’nın ilk defa, adeta bir müzeymiş gibi ziyarete açılması Sultan Abdülmecid (1839-1861) döneminde gerçekleştirilmiştir. Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eşyalar o dönemin İngiliz elçisine gösterilir. Bundan sonra Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eski eserleri yabancılara göstermek gelenek haline gelir ve Sultan Abdülaziz (1861-1876) zamanında, ampir üslupta camekanlı vit-rinler yaptırılır, Hazine’deki eski eserler bu vitrinler içinde yabancılara gösterilmeye hoşlanır. Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) tahttan indirildiği sıralarda Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyün’un Pazar ve Salı günleri olmak üzere halkın ziyaretine açılması düşünülmüşse de bu gerçekleşememiştir. Saray, Atatürk’ün emriyle Cumhuriyet’in ilanından sonra 3 Nisan 1924 tarihinde müze haline getirilmiştir. Bu şekilde halkın ziyaretine açılmak üzere İstanbul Asâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı, önce Hazine Kethüdalığı, daha sonraları ise Hazine Müdüriyeti ismi altında hizmet vermeye başlamıştır. Günümüzde ise Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü adıyla hizmet vermeye devam etmektedir. Bazı ufak onarımlar yapılarak, ziyaretçilerin gezebilmeleri için gereken idari önlemler de alındıktan sonra, Topkapı Sarayı, 9 Ekim 1924 tarihinde Müze olarak ziyarete açılmıştır. O tarihte ziyarete açılan bölümler Kubbealtı, Arz Odası, Mecidiye Köşkü, Hekimbaşı Odası, Mustafa Paşa Köşkü ve Bağdad Köşkü’dür.

Sürekli ve geçici 20 sergi salonu, 86.000 parça eski eseri ile Topkapı Sarayı Müzesi, dünyanın en büyük ve en zengin saray müzelerindendir. Cumhuriyet döneminden itibaren 50 yılı aşan onarımlar sayesinde Topkapı Sarayının eski sade güzelliğine kavuşması sağlanmıştır. Sarayda sergilenen müze eserlerinin pek çoğu dünyada eşi-benzeri olmayan şaheserlerdir. Saray olarak kullanıldığı devirlerdeki fonksiyonları, tarihteki diğer saraylara göre oldukça değişiktir. Topkapı Sarayı, imparatorluğun tek sahibi olan Sultanın resmi ikametgahı olmakla beraber, aynı zamanda da resmi devlet işlerinin merkezi, bakanlar kurulunun toplandığı, devlet hazinesi, darphanesi ve arşivlerinin bulunduğu yerdi. imparatorluğun en yüksek öğrenim kurumu, Sultanın ve devletin üniversitesi de sarayda bulunurdu. Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun kalbi, beyni ve her anlamdaki tek merkezi burasıydı. Kuruluşundan epey sonra sultanların özel haremleri de bu saraya yerleştirilmişti.

Topkapı Sarayındaki İlk’ler

Sarayda doğan ilk padişah II. Osman’dır. Sarayda tahta ilk çıkan padişah II. Beyazıd’dır. Sarayda ölen ilk padişah II. Selim’dir. Hayatının 30 yılını saraydaki kafeste geçiren I. Mustafa’dır. Saraydaki son cülus töreniyle tahta çıkan ise VI. Mehmet Vandettin’dir.

Topkapı Sarayının İnşası Hakkında Bilgiler

İlk olarak yapılan Çinili Köşk-Saray’dır (1472). İki katlı olan bina Orta Asya mimarisi karakterindedir. Binanın içi ve dışı çok kıymetli çinilerle bezenmiştir. Çinili Köşk’ten sonra Kubbealtı, Arz Odası, Has Oda, Hazine, Kiler, Seferliler gibi bölümlerle mutfaklar, hasta odası, hamam, Ağalar Camii, ahır vb. binalar ilave edilmiştir. Son olarak saray surları ile Sultan ahmet yönündeki asıl kapının (Bab-ı Hümayun) yapımı ile Topkapı Sarayının inşası tamamlanmıştır. Sarayın harem bölümü Sultan III. Murat döneminde yapılmıştır (1574-1595). inşaat tamamlandıktan sonra Beyazıt’da ikamet eden Harem halkı buraya taşınmıştır. Saraya zamanla Enderun Mektebi, Hekimbaşı Odası, Enderun Eczanesi, Sarayburnu’ndaki köşklerle, camiiler, kütüphane ve ahırlar ilave edilmiştir. IV. Murat (1623-1640) zamanında Revan ve Bağdat Köşkleri, Sultan İbrahim (1640-1648) devrinde Sünnet Odası, itfaiye Köşkü ve sonraları Mustafa Paşa Köşkü, Hırka-i Şerif Dairesi, Kütüphane, Alay Köşkü, Mecidiye Köşkü gibi yapılar inşa edilmiştir.

Topkapı Sarayının Bölümleri

* Bâb-ı Hümâyün/Saltanat Kapısı

* I. AVLU/ALAY MEYDANI – Alay Meydanı/nın sahip olduğu hizmet yapıları – I. Avluda Bugün Bulunmayan Yapılar – Alay Köşkü – Bâb-üs Selâm/ Orta Kapı

* II. AVLU/DİVAN MEYDANI – Kubbealtı / Divan-ı Hümâyün – Dış Hazine/Silahlar Seksiyonu – Adalet Kulesi – II. Avluya Bağlı Yapılar – Mutfaklar – Saray Arşivi – Has Ahır – Zülüflü Baltacılar Koğuşu – Bâb-üs Saade

* III. AVLU / ENDERÜN AVLUSU – Enderün – Enderün Teşkilatı – Arz Odası – Seferli Koğuşu Şerif Dairesi, Kütüphane, Alay Köşkü, Mecidiye Köşkü- Fatih Köşkü – Kilerli Koğuşu – Hazine Koğuşu – Hasoda Koğuşu/ Kutsal Emanetler – Dairesi Silahtar Hazinesi – Ağalar Camii – Saray Kütüphanesi

* IV. AVLU / SOFA-İ HEMAYUN – Sünnet Odası – Revan Köşkü – Bağdad Köşkü – İftariye Köşkü / iftariye Kameriyesi – Sofa Köşkü – Hekimbaşı Kulesi/ Baş Lala Kulesi – Sofa-i Hümâyun Alt Bahçeleri – Sofa Camii – Mecidiye Köşkü Esvab Odası

* HAREM – Harem Ağaları – Kara Ağalar – Cariyeler

Sosyal Ağlarda Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica