Kapat

Geçmişin Geleceği- Melih Cevdet Anday

KİTABIN ADI: Geçmişin Geleceği

KİTABIN YAZARI
Melih Cevdet ANDAY
YAYINEVİ VE ADRESİ BASIM TARİHİ Birinci Basım EKİM 1999
KİTABIN YAYIM MAKSADI Yazar şiirin bir sanat, sanatın ise bir olgu olduğunu düşünerek Türkiye İş Bankası tarafından kültürel bir yayın olarak okuyucuya yayınlamıştır.

KİTABIN ÖZETİ :

Yazar kitabın basında Nurullah Ataç’ın divan şiirinde ne kadar usta olduğunu, divan şiirinin gittikçe unutulduğunu, şimdiki şairlerin ise şiir çevrimleri yapmaya başladığını fakat bunda başarılı olamadıklarından bahsediyor. Sonrasında ise kitap yazmanın zorluğunu hatta “sizler kimin için yaşıyorsunuz ?” sorusuna sanatın, felsefenin ve bilimin artan bir hızla korkunç bir yenileşme ve gelişme içinde olduğunu, yazılan kitapların toplumsal koşulların incelenmesinin sanat, sanat problemlerinin çözmeye yetebileceğini ve edebiyatın sanat için sanat adı altında görünmesinin gelecek toplumun yüce sanatının kurma anlamında yorumlanması gerektiğini anlatıyor.

Kitabın akışı içerisinde müstehcenliğin ilkel bir düşünce kavramı içinde roman kavramı yarattığı kişileri bildiğimiz tanıdığımız kişilerden daha da uzun bir etkiyle günümüze yansıdığını, yazılan kitapların okuyucuya ayrılmasının iyi olmadığını savunarak okumanın zihnimizi canlılığa kavuşturmanın en güzel yol olduğunu belirtiyor. Tarihsel yapıtlara inildiğinde simyacılık yani madenciliğin ilk insan ateşi bulması ile başladığını vurguluyor. Sanat ve edebiyat akımının şaka gibi ortaya çıktığını, çekilen fotoğrafların konuya başka bir canlılık getirdiğini, insanoğlunun doğanın bir parçası olduğunu ve doğanın ilkel ve uygar olmadığını, ilkel olanın sadece insan olduğunu belirtiyor.
Gözün, uygarlığın 3 büyük eylemi olan, yazının, resmi ve yonutu algılama organı olarak kalması gerektiğini, okumanın resimli romanla yozlaştığını farkında olunması gereken durum olduğunu, sinema ve televizyonun bu kavram içerisinde okuma yazma çağını sona erdireceğini ve bundan en çok az gelişmiş ülkelerin zararlı çıkacağını belirtiyor.
Modanın dilde etkisini sürdürdüğü şu günümüzde hiçbir dilin hiçbir zaman yozlaşmayacağı anlamına gelmeyeceğini, İtalyanca olan mobilya sözünün sonradan Fransızca olan moble sözü olarak biçim aldığını ve bundan da Türkçe sözler dururken yabancılaşmanın dilde de gerçekleştiğini “çerçeve Mart 1988” yazısında anlatıyor.
Yazar nasıl bir kimlik adlı yazısında Ortodoks Müslümanlığının felsefeyi yasakladığını bununla bilimsel kuşkunun bir türlü yerleşmediğini geri kalmışlığımızın bu olduğunu savunuyor.
Yazar espri nedir ? İsimli yazısında karikatür sınıfının espriyi de içerdiğini insanın hem gülen hem de gülünen bir yaratık olduğunu ve espri meraklılarının da sık sık pot kıracaklarını ve bu hevese pek düşmemelerini anlatıyor.